Travesti ve Travestiler merak ettikleriniz neler ? Bir Travestiye Neler Sormak isterdiniz ? Sizce Travesti iyi bir arkadaş yada dost olabilir mi ?  Travesti nelere dikkat eder ? Siz Travesti de nelere dikkat edersiniz ? Bu soruların yanıtları aşağıdaki giriş tuşunun altında , daha ne bekliyorsun tıklasana ????

travesti

Ankara travestileri | İstanbul Avrupa Yakası travestileri | İstanbul Anadolu Yakası travestileri | İzmir travestileri | Antalya travestileri | Adana travestileriSakarya travestileri | Bursa travestileri | Bolu travestileri | Marmaris travestileri | Kuşadası travestileri | Bodrum travestileri | Elazığ travestileri |Erzurum travestileri | Hatay travestileri | Samsun travestileri | Diyarbakır travestileri | Eskişehir travestileri | Çanakkale travestileri | Gaziantep travestileri | Kayseri travestileri | Konya travestileri | Mersin travestileri |Denizli travestileri | Tekirdağ travestileri | Balıkesir travestileri | Kocaeli travestileri | Alanya travestileri | Amasya travestileri | Düzce travestileri |Ordu travestileri | Aydın travestileri | Van travestileri |

Cinselliği normal bir süreç olarak değerlendirmek her ne kadar zor ve karmaşık olsa da, araştırmalar sonucu belli başlı püf noktalara varılabiliyor. Yapılan anket çalışmalarının sonuçlarına göre erkeklerin yatakta yaptıkları en önemli 10 hata şu şekilde sıralanabilir:

Yatakta hep patron olmayı istemek
“Cinsel ilişki boyunca ‘Yüz üstü yat!’, ‘Sırtını dön!’, ‘Kalk!’, ‘Hayır, öyle değil böyle…’ diye yönlendirmelere maruz kalmaktan bıktım. Onun direktiflerine mi kulak vereceğim yoksa yaptığım işe mi konsantre olacağım? Hem ben her zaman karşılıksız ve emrivaki seks oyunları oynamak zorunda mıyım? Kendini patron ilan etmeyi çok seviyor…”

Travestiler cinsel ilişki sırasında sürekli olarak yönlendirilmeye maruz kalmaktan rahatsız oluyor ve içlerinden gelmediği sürece karşılıksız ve emrivaki seks oyunları oynamak istemiyor. Erkek herhangi bir fantezi ya da seks oyunu gerçekleştirmeli, çok fazla emir vermekten kaçınmalı. Erkeklerin en büyük yönlendirmesi olan oral seks, sürekli olarak tek taraflı yapılıyorsa, diğer bir deyişle artık görev olduysa, bu kalıptan bir an önce çıkılmalı.

Aceleci olmak
“Uzun süreli bir birlikteliğim var ve ne kadar zaman oldu doğru düzgün sevişmedik bile. Eşim sadece boşalıp rahatlamak için cinsel ilişki yaşıyor gibi, çok aceleci… Cinsellikten soğuma noktasına geldim. Cinselliği aceleye getirmesinden bıktım…”

Kadınların çoğu erkeklerin aceleci olmasından şikayetçi. Çünkü kadınlar penis-vajina birlikteliği yerine dokunmanın verdiği hazdan daha çok zevk alıyor. Bu nedenle ilişkinin başlarında verilen ilgiyi devam ettirmek ve cinsel ilişkiyi doya doya yaşamak gerekiyor.

Çok konuşmak ya da susmak
“Biraz sert ilişki yaşıyoruz. Bu hoşuma gidiyor fakat bazen açık saçık konuşma esnasında doğru kelimeleri seçemiyor. Şaşırıp kalıyorum ve çok kırılıyorum…”
Erkekler bazen seks yaparken açık saçık konuşma fantezisini uygulamak istiyor. Ancak bunu yaparken doğru kelimeleri seçmeli ve partnerlerini incitmemeliler. Ayrıca sevişme esnasında üçüncü şahıslardan ya da günlük hayattan konuşmamaları veya çok sessiz kalmamaları da gerekiyor. Bu nedenle erkek orta yolu bulmalı, ne kendini kapatmalı ne de duyguları çok fazla dışa vuracak davranışlar sergilemeli.

Ön sevişmeyi ihmal etmek
“Ön sevişme yaşayamadığım için orgazm olma sürem de uzuyor. Haliyle partnerim benden önce orgazm oluyor. Ben de kendini kötü hissetmesin diye orgazm taklidi yapmaya mecbur kalıyorum…”
Erkeklerin ön sevişme yapmadan direkt cinsel ilişki yaşamak istemesi istanbul travestileri için büyük bir problem olmaya devam ediyor ve erkeklerin yatakta yaptığı hataların en başında geliyor. Ön sevişme yaşayamayan kadınların, boşalma ve orgazm süreleri uzuyor ve kendilerinden önce boşalan partnerlerinin kendilerini kötü hissetmemeleri için orgazm taklidi yapmaya mecbur kalıyorlar ve zamanla direkt olaya giren erkeklerden nefret etmeye başlıyorlar. Eğer erkek bir kadının gönlünü fethetmek istiyorsa onu harekete geçirecek ön oyunları ilişkisine dahil etmeyi öğrenmeli.

Sadece penisiyle kadını orgazma ulaştıracağını düşünmek
“Sanki cinsel birleşme sırasında yapılan pozisyonları ve aktiviteleri tek başına gerçekleştiriyormuş gibi kendi gayretiyle orgazm olduğunu düşünüyor. Tek başına orgazma ulaşıyor ya, bu nedenle bana dokunmasına gerek yok! Benim kendi kendime orgazm olabileceğimi düşünüyor…”

Kadınların boşalması klitorisleriyle oluyor. Vajina erkeğe zevk veren bir organ, sanılanın aksine kadın vajinal uyarılarla değil daha çok klitoral uyarılarla boşalıyor. Penis-vajina birlikteliği kadının erkekle geçici olarak bütünleşmesi, ruh ve beden birlikteliği sağlaması açısından orgazm için önemli. Ayrıca ankara travestileri cinsel ilişki öncesi ya da sırasında dışarıdan gelecek uyarıcılar eşliğinde zevk alıyor. Bu nedenle, ilişki sırasında erkek, partnerini bu dokunuşlardan mahrum bırakmamalı.

Sevişirken farklı şeylerle uğraşmak
“Genellikle yatak odası dışında sevişeceksek, bu oturma odası oluyor. Bir an içimizden gelip heyecanla sevişmeye başlıyoruz. Yani o da gayet istekli aslında ama bir bakıyorum benimle sevişirken TV izliyor ya da sehpada duran gazeteyi okuyor. Kendimi bir araçmış gibi hissediyorum. Nasıl bu kadar kaba ve hissiz olabiliyor? Deli olmamak elde değil…”
Yatak odası dışında cinsel birleşme gerçekleştirildiği zaman erkekler yanlarında duran gazeteye, TV programlarına veya bir filme ya da dışarıya odaklanabiliyor. Bu nedenle romantik bir an yaşayamıyorlar. Bu durum kadınların kendilerini kötü hissetmelerine neden olurken, bu tip erkekleri kaba ve hissiz bulmalarına yol açıyor. Hem sevişmek isteyip hem de ilgisiz olmak seksin anahtarı değildir. Bu nedenle erkek kadını önemsediğini ve istediğini fark ettirmeli.

Partnerine kendini ispat etmeye çalışmak
“Cinsel ilişki yaşarken, ‘Böyle nasıl?’, ‘Bu iyi mi?’, ‘20 dakikadır sevişiyoruz ve hala yorulmadım?’, ‘Ne kadar güçlüyüm değil mi?’ gibi bir sürü soru soruyor. Ben cevaplamaktan yoruluyorum ama o sormaktan yorulmuyor. Zaten birlikteyiz ve yatakta nasıl olduğunu biliyorum. Yine de, bana kendini kanıtlamaya çalışıyor…”
Erkek yatakta partneriyle geçirdiği anlarda sadece kendisinin performans gösterdiğini düşünmemeli. Seks iki kişilik bir oyun. Ayrıca erkeğin kendini ispat etmeye çalışması ve çaresizce geri bildirim almak istemesi zamanla kadını seksten soğutabiliyor. Çünkü kadının böyle bir erkeğe saygısı zamanla azalıyor. Bu nedenle erkek performansıyla ilgili güzel sözler duymak için girişimde bulunmamalı, bunu partnerinin tercihine bırakmalı.

Sevişmenin hemen arkasından uyumak
“Seviştik ve bitti. Hemen arkasını dönüp uyuyor. Ne sarılayım ne öpeyim, yok! Kendimi kullanılmış gibi hissediyorum…”
Hemen hemen her travesti cinsel ilişkiden sonra erkeğin kendine sarılmasını, bir süre yan yana uzanmayı, romantik anlar geçirilmesini ve hoş sohbet etmeyi ister. Bu nedenle erkek seks sonrası hemen yataktan kalkmamalı, uyumamalı veya sırtını dönerek başka bir işle ilgilenmemeli. Cinsel ilişki sonrası sırtını dönüp uyumak, kadınlarca içgüdüsel olarak farklı değerlendiriliyor ve çok kırıcı eylem olarak algılanıyor.

Kadınların hep sertlikten hoşlandıklarını düşünmek
“Farklılık olsun diye biraz daha sert olmasını söyledim ama nerden söylediysem, zevk aldığımı gördüğünden bu yana seks hayatımız sert ve şiddetli geçiyor. Ben vur dedim o öldürdü…”
Seks aynı müzik gibi ritimlerden oluşuyor ve ruh haline göre ritimde değişiklik gerekiyor. Bu nedenle erkek yeri geldiğinde ve partneri de istiyorsa sert olmalı, ancak kadınların sertlikten ziyade romantizmden hoşlandığını aklından çıkartmamalı.

Prezervatif kullanmayı reddetmek
“Henüz yeni tanışmışım. Nerede, ne zaman ve kimlerle cinsel ilişki yaşıyor bilmiyorum. Dolayısıyla prezervatifsiz ilişki yaşamak istemiyorum. Fakat bazen korunmasız ilişki yaşamaya maruz kalıyorum…”

Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan ve istenmeyen gebeliklerden korunmanın tek yolu prezervatif. Ayrıca kadın hamile kalmaktan korktuğunda kendini sekse veremez ve bu birliktelikten erkek de haz alamaz. Bu nedenle prezervatifin kullanılıp kullanılmaması konusunda erkeğin kadının tercihine saygı duyması gerekiyor.

TRAVESTİ VE ERKEK ARASINDAKİ DİNAMİKLER
Çift ilişkilerinin dinamiği üç unsur ile belirleniyor: Etkileşimsel Sistem, Nesiller Arası Sistem ve Bireysel Sistem. Etkileşimsel sistem, çiftin birbiriyle olan iletişimi ile ilişkilerinin kuruluşundaki dinamikleri kapsıyor. Yani çift çatışmaları çözmek yerine büyütmeyi seçtiğinde sorunlar artıyor. Bireysel sistem denildiğinde özellikle bireylerin 0-7 yaş döneminde ve ergenlikte yaşadıkları birtakım yanlışlıklardan bahsediliyor. Yani çocukluk yaraları şu anki ilişkilerde sorun yaratıyor. İlişki dinamiklerine yönelik belirleyici olan diğer bir unsur da Nesiller Arası Sistem. Yani kişilerin anne-babalarının birbirleriyle ve diğer aile üyeleri ile yaşadığı ilişkiler bu başlık altında ele alınıyor. Çiftin geçmişten gelen aile sırları aynen bugünkü ilişkilerine de yansıyabiliyor ve bu faktörlerin bir araya gelmesiyle dinamikler belirleniyor. İşte bu dinamikler tarafların bir ilişkiyi sağlıklı götürüp götüremeyeceklerini belirliyor. Tüm bu gerçekleri göz önüne alarak çiftlere şunlar tavsiye ediliyor: “Çatışmalarınızda birbirinizi adam etmeye çalışmaktan vazgeçin. Her olayda kendi hatalarınıza odaklanıp, önce kendinizi değiştirmeye çalışın, bunu yaparken koşulsuz olun. ‘Ben bunu yapıyorum, ben kendimi değiştiriyorum sen de bunu yap, sen de değiştir kendini…’ şeklindeki ifadeyi aklınızdan silin. Konuşmak ve iletişim kurmak zorundasınız. Haklı olmak veya üste çıkmak genellikle size hiçbir şey kazandırmaz. Bunun yerine suçlamadan dinleyin. Anlaşılmak güveni, güven ise yakınlığı getiriyor. Tam tersi ise öfke ve yıkıma neden oluyor. Suçlamak, haklı olmak ve üste çıkmak hiçbir şeyi çözmüyor.”

Travestilik, çoğu zaman bir cinsel yönelim olan homoseksüellikle karıştırılıyor. Toplumsal önyargılar, homofobi ve transfobi gibi nedenlerden kaynaklanan bu karışıklığa Prof. Dr. Sedat Özkan açıklık getiriyor: “Eşcinsellik dediğimizde cinsel bir yönelimden söz etmiş oluyoruz. Cinsel yönelim, kişinin hangi cinsiyete yönelik cinsel ve duygusal çekim duyduğuyla ilgili. Eşcinsellik, kişinin cinsel ve duygusal çekiminin kendi cinsiyetinden kişilere yönelik olduğu anlamına geliyor. Burada kişinin kendi biyolojik cinsiyeti ile ilgili bir hoşnutsuzluktan bahsedilmez, kendi bedeni ve cinsiyeti ile hoşnut olabilir ama cinsel ve duygusal olarak hemcinslerine çekim duyuyordur.”

CİNSİYET DEĞİŞTİRME
Cinsel kimlik hoşnutsuzluğu yaşayan bireylerin en büyük arzusu cinsiyetlerini değiştirmek… Uzm. Dr. Seven Kaptan, pek çok ülkede cinsiyet değişikliği için yasal sınırın 18 yaş olduğunu, hormon tedavilerine ise aile onaylarıyla daha erken yaşlarda başlanabileceğini söylüyor. Ancak belli bir yaş belirtmenin doğru olmayacağını da ekliyor: “Cinsiyet değişikliği şu yaşta olmalı demek doğru olmaz; kişinin fiziksel sağlığı, ailevi ve sosyal desteği, yaşam kalitesi gibi pek çok değişkene göre şekillenebiliyor.”

Cinsel kimlik hoşnutsuzluğu yaşayan kişi, cinsiyet değiştirme operasyonuna karar verdikten sonra uzun ve zorlu bir yolculuğa çıkıyor. Kişinin bir psikiyatrist tarafından uluslararası standartlara göre en az üç-altı ay takip edilmesi gerektiğini anlatan Uzm. Dr. Kaptan, psikiyatrist uygun görürse ilk etapta hormon tedavisine başlanabileceğini belirtiyor: “Ortalama bir yıllık hormon tedavisi ile kişi, kendisini hissettiği cinsiyetin görünümünde gerçek yaşam deneyimi ediniyor. Bu dönemde istanbul travestileri yaşayabileceği uyum zorlukları, aileye açılma, eğitim ve işinde kendisini ifade etme gibi konularda ruh sağlığı uzmanı ile destekleyici görüşmelerini sürdürüyor. Bu sürecin sonunda trans olduğunu belirten heyet raporu ile mahkemeye cinsiyet değişikliği talebi ile başvuruyor. Yasal onay alındıktan sonra cerrahi tedavilerini tamamlıyor. Cerrahi tedaviler sonrasında ise tekrar mahkemeye başvurarak kimlik ve isim değişikliği için talebini iletiyor.”

CİNSİYET DEĞİŞTİRME
Cinsel kimlik hoşnutsuzluğu yaşayan bireylerin en büyük arzusu cinsiyetlerini değiştirmek… Uzm. Dr. Seven Kaptan, pek çok ülkede cinsiyet değişikliği için yasal sınırın 18 yaş olduğunu, hormon tedavilerine ise aile onaylarıyla daha erken yaşlarda başlanabileceğini söylüyor. Ancak belli bir yaş belirtmenin doğru olmayacağını da ekliyor: “Cinsiyet değişikliği şu yaşta olmalı demek doğru olmaz; kişinin fiziksel sağlığı, ailevi ve sosyal desteği, yaşam kalitesi gibi pek çok değişkene göre şekillenebiliyor.”

Cinsel kimlik hoşnutsuzluğu yaşayan kişi, cinsiyet değiştirme operasyonuna karar verdikten sonra uzun ve zorlu bir yolculuğa çıkıyor. Kişinin bir psikiyatrist tarafından uluslararası standartlara göre en az üç-altı ay takip edilmesi gerektiğini anlatan Uzm. Dr. Kaptan, psikiyatrist uygun görürse ilk etapta hormon tedavisine başlanabileceğini belirtiyor: “Ortalama bir yıllık hormon tedavisi ile kişi, kendisini hissettiği cinsiyetin görünümünde gerçek yaşam deneyimi ediniyor. Bu dönemde ankara travestileri yaşayabileceği uyum zorlukları, aileye açılma, eğitim ve işinde kendisini ifade etme gibi konularda ruh sağlığı uzmanı ile destekleyici görüşmelerini sürdürüyor. Bu sürecin sonunda trans olduğunu belirten heyet raporu ile mahkemeye cinsiyet değişikliği talebi ile başvuruyor. Yasal onay alındıktan sonra cerrahi tedavilerini tamamlıyor. Cerrahi tedaviler sonrasında ise tekrar mahkemeye başvurarak kimlik ve isim değişikliği için talebini iletiyor.”

BİR RESSAMIN GERÇEK HAYAT HİKAYESİ

Gerçek bir hayat hikayesinden sinemaya uyarlanan “The Danish Girl” (Danimarkalı Kız), tam da bu konuyu anlatıyor. Filmde tarihte bilinen ilk cinsiyet değiştirme operasyonlarından biri olarak nitelendirilen ressam Einar Wegener’ın hikayesi anlatılıyor.

Einar Wegener, eşi Gerda Wegener gibi bir ressam… Kendi içinde bastırdığı “travesti olma isteği” artık bastırılamaz hale geldiğinde o ve eşi için hem kişisel hem de ilişkileri anlamında büyük bir mücadele başlıyor. Filmin bizim için önemli olan kısmı, çiftin entelektüel bir çevrede yaşıyor olması. Fakat bu bile transseksüalitenin normal karşılanması için yeterli değil. Hele bir de filmin 20’li yıllarda geçtiğini düşünürsek durum daha da vahim. Çünkü o zamanların anlayışına göre “entelektüel” çevrede bile olsa, transseksüellik bir tür sapkınlık, kişilik bozukluğu… Günümüzde halen toplumun transseksüellere nasıl baktığını düşünürsek o yıllarda bunun olması kulağa normal geliyor.

Transseksüellik, çoğu zaman bir cinsel yönelim olan homoseksüellikle karıştırılıyor. Toplumsal önyargılar, homofobi ve transfobi gibi nedenlerden kaynaklanan bu karışıklığa Prof. Dr. Sedat Özkan açıklık getiriyor: “Eşcinsellik dediğimizde cinsel bir yönelimden söz etmiş oluyoruz. Cinsel yönelim, kişinin hangi cinsiyete yönelik cinsel ve duygusal çekim duyduğuyla ilgili. Eşcinsellik, kişinin cinsel ve duygusal çekiminin kendi cinsiyetinden kişilere yönelik olduğu anlamına geliyor. Burada kişinin kendi biyolojik cinsiyeti ile ilgili bir hoşnutsuzluktan bahsedilmez, kendi bedeni ve cinsiyeti ile hoşnut olabilir ama cinsel ve duygusal olarak hemcinslerine çekim duyuyordur.”

Sağlıklı hayatın temeli olan sporun, doğru yapılmadığı takdirde ölüme sebebiyet verebileceğini ifade eden Dr. Arslandağ, “Özellikle yeterince idman sahibi olmayan kişilerin anatomik ve fizyolojik sınırlarını zorlamaları ciddi sakatlıklara ve hatta ölümlere yol açabilmektedir. Son zamanlarda gerek profesyonel spor sahalarında, gerekse amatör spor uygulamalarında travma ve şiddet olmadan da gelişen ölümler görülmeye başlanmıştır. Spor aktivite esnasında gelişen ve Dünya Sağlık Örgütü’ne göre 6 saat içinde kendini gösteren ölüm olayı ani ölüm olarak ifade edilir.

Bu ölüm olaylarının yüzde 90 nedeni kalp ve damar hastalıkları ve yüzde 10 kadarı da diğer kalp dışı -travmalar, uyarıcı ilaç ve madde kullanımı, terleme gibi nedenlerle aşırı elektrolit kaybı, ısı çarpması, kan hastalıkları kökenli durumlar- nedenlerdir. Kalp ve damar hastalıkları içinde en önemlileri kalp kası hastalıkları, ciddi kapak hastalıkları, ciddi ritim bozuklukları, aort ve akciğer damar hastalıkları, akciğer atardamar tıkanıklıkları, beyin damar anormallikleri ve tıkanıklıkları, kalp damar tıkanıklıkları ve doğumsal kalp damarı hastalıkları, miyokart kas köprüleridir. Genellikle idmanlı sporcularda 30-35 yaş altında kalp damar hastalıklarından ziyade olan nedenler ani ölüme neden olmaktadır. Daha yaşlı travestiler de öncelikle damar sertliği nedendir. Genellikle 100 binde 2 görülme sıklığı olan bu kötü durum erkeklerde daha sık saptanır, daha önce yeterli idmana sahip olmayanlarda risk kat kat artar. Damar sertliği yaşla birlikte arttığı için, yaş ilerledikçe ani ölüm riski de yükselmektedir” dedi.

Profesyonel sporcuların periyodik muayeneleri nedeniyle kalp hastalıklarına yakalanma riskinin daha düşük olduğunu belirten Dr. Arslandağ, şöyle devam etti: “Bu nedenle amatör istanbul travestileri de kendilerini düzenli olarak kontrol ettirmelidirler. Bu kontrolde kardiyoloji uzmanı tarafından çekilen EKG ve EKO, detaylı fizik muayene ve tahliller ile yapılmaktadır. Düzenli yapılan sporun şiddetinin aniden arttırılması yapılan en büyük yanlışlardandır. Bunu yapabilmek için yeterli idmana sahip olduğunun tespit edilmesi gerekmektedir. Spora yeni başlayan ya da çok uzun zaman ara verenler de mutlaka muayene olmalı ve egzersiz şiddetini kademeli olarak arttırmalılardır. Çok kısa sürede çok mükemmel bir fiziğe ya da harika kilolara sahip olmak diye bir mucize maalesef yoktur. Öncelikle travesti en uygun egzersiz belirlenmeli ve düzeyi kişinin idman durumuna göre ayarlanmalıdır. Kişinin egzersiz için vücudu hazırlanmalı ve doğru eğitimle maksimum düzeyde fayda görmesi sağlanmalıdır.”

Arslandağ, “Özet olarak, profesyonel sporcu olmadığı halde düzenli veya düzensiz spor yapmak isteyenler de tehlike altındadır. Medya kanallarında gösterilenden daha fazla karşılaşılan bu ciddi rahatsızlığın önüne geçilmesi için, düzenli ya da düzensiz spor yapmayı planlayan herkesin öncelikle bir kalp muayenesinden geçmesi uygun olacaktır. Haftada bir defa halı saha maçı veya arka bahçede bir basket maçı gibi kısa süreli bir idman bile, ciddi ritim bozuklukları ve ani kalp ölümüne neden olabilir” şeklinde konuştu.

Uzmanlar, pilatesin zayıflatmanın yanında dengeli bir duruşa, iyi bir kemik yapısına, gergin bir karına ve ince bir bele sahip olmada da yardımcı olduğunu söylüyor. Nefes egzersizleri ile birlikte yapıldığında daha iyi sonuçlar veren pilateste, egzersiz sırasında doğru kasların doğru biçimde tutulması gerekiyor. Pilates, kaslarınızı yavaş ve bilinçli hareketlerle eğiterek, psiklojik olarak rahatlamanıza ve dinlenmenize yardımcı oluyor. Düzenli olarak 20 seans yapıldığında, farkın çok net görüldüğü pilates ile pelvis ve karın bölgesi kontrolü arttırılıyor, bu sayede özü güçlendirilmiş oluyor. Pilates egzersizleri ile vücudun esnekliği, eklem hareketliliği, dengesi ve duruşu güçlendiriliyor.

Bedenin dengeli tutulmasına yardım eden, temel kaslar üzerine yoğunlaşarak omurgayı destekleyen bir egzersiz programı olan pilates ile vücut kısa zaman içinde forma giriyor. Bu sebeple bu yaz da kışın aldığı fazlalıklardan kurtulmak isteyenlerin ilk tercihi pilates.

Pilates egzersizleri öncesi mutlaka vücudun ısıtılması gerekiyor. Uzmanlar, biraz yürümek ve esneme hareketleri yapmayı öneriyor.

Bacak kaslarını güçlendirin
Bacak kasları için düzenli pilates yapmak gerekiyor. İstanbul travestileri bacak kaslarını çalıştırmak için duvarın bir adım önünde durun. Topu sırtınızın alt kısmına doğru yerleştirin. Duvara yaslanın ve dizinizi hafifçe kırın. Kollarınızı büyük bir topu kucaklar gibi göğüs hizasına getirin. Kollarınızı ve belden yukarınızı sağa doğru çevirin. Bu arada sırtınızın arkasındaki top da sağa doğru yuvarlanmalı. Bunu yaptıktan sonra eski pozisyonunuza dönün. Hareketi her iki yöne 4’er kere tekrarlayın.

Güçlü karın kasları hayal değil
Isınma işleminin ardından pilatese başlayabilirsiniz. Karın bölgesini güçlendirmek için öncelikle sırtınızın üst kısmı pilates topunun üzerine gelecek şekilde uzanın. Bacaklarınızı bükün. Ellerinizi başınızın arkasında kavuşturun. Nefes alın ve vücudunuzun üst kısmını yukarı kaldırın. 10’arlı setler halinde bunu tekrarlayın.

Doğru duruş için pilates
Pilates ile yapacağınız basit hareketlerle duruşunu değiştirebilirsiniz. Bunun için öncelikle dizlerinizi kırın. Sol bacağınızı arkaya doğru uzatın ve topu dizinizin altına koyun. Elleriniz öndeki bacağınızın yanında dursun ve ağırlığınızı ellerinize verin. Travesti yavaş yavaş nefes alın ve topu dizinizle içe ve dışa çevirin. Hareketi her iki bacağınızla 10’ar kere tekrarlayın.

Denge kazanmak için düzenli egzersiz şart
Topun üzerine, ayaklarınız ve ellerinizden yardım alarak karın üstü uzanın. Gücünüzü karın kaslarınızda toplayın. El ve ayaklarınızı yerden çekin ve topun üzerinde dengede durun. Hareketi 4 kez tekrarlamanız yeterli olacaktır. Esnek formda olan pilates topunun üzerinde dengede durmaya çalışmak denge algısını güçlendiren bir yöntem. Sık tekrarlanan egzersizler sayesinde değişimi kolaylıkla farkedeceksiniz.

Sırt kaslarını ihmal etmeyin
Vücudumuzdaki en hareketsiz yer olan sırtın hareket edip güçlenmesi gerekiyor. Bu yüzden pilates yaparken sırt kaslarını ihmal etmeyin. Bunu için öncelikle topu yere koyun. Göğüs kafesiniz topun üstüne gelecek şekilde yatın. Yere temas eden bacağınızı 90 derecelik açı yapacak şekilde karnınıza doğru çekin. Üstte olan kolunuzu gergin bir şekilde yana uzatın. Alttaki kolunuzun dirseği, yere temas edip başınıza destek versin. Nefes alın ve yukarı kalkın. Dirseğiniz yerden mümkün olduğunca kalkmalı. Nefes verip başlangıç pozisyonuna dönün. Hareketi iki tarafınızla da 6 kez tekrarlayın.

Yağı kestiniz, karbonhidrat alımınızı azalttınız ve haftada beş gün egzersiz yapmaya başladınız… Peki niye hâlâ kilo veremediniz? Sizi daha ince bir vücuttan alıkoyan detaylar ve yapılması gerekenlere bakalım…

AKTIĞINIZ KALORİNİN ÇOK FAZLA OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYOR OLABİLİRSİNİZ

Bir saat boyunca yoğun egzersizle yaklaşık bin kalori yaktığınızı mı düşünüyorsunuz? Kesinlikle yanılıyorsunuz. 30 dakikalık yürüyüşte yaklaşık 200 kalori yakarsınız bu da ancak orta boy bir portakal suyuna eşdeğer olacaktır.

Ne yapmalı?
Egzersiz sonrası çok kalori yaktığınızı düşünüp kendinizi koca bir dilim pastayla ödüllendirmeyin.

YETERLİ KASINIZ OLMAYABİLİR

Ne kadar kasınız varsa o kadar çok yağ yakarsınız. Ankara travestileri koştuğunuzda, kitap okurken veya uyurken kas dokunuz kalori yakmak için iş başındadır.

Ne yapılmalı?
Ağırlık egzersizi yapmayı deneyin. Fazla kalori yakmak için vücut geliştiriciler kadar kaslı olmanıza gerek yok ancak düzenli egzersiz, daha fazla yağ yakımına yardımcı olacaktır.

YAŞINIZ

Metabolizmanın yavaşlaması en büyük sorunlardan biri. Yaşınız ilerledikçe eğer daha da hareketsizleşirseniz kas dokusu azalıp, yağ dokusu artar.

Ne yapılmalı?
Koşu bandında veya yoga kursunda 1 saatinizi harcayabilirsiniz ancak geri kalan 23 saatte ne yaptığınızı gözden geçirin. Çamaşırları toplamak, yemek pişirmek, TV izlemek, mail atmak veya araba kullanmak bile kalori yaktırır

HORMON ETKİSİ

Mide, beyin ve yağ hücreleri tarafından üretilen birçok hormon, bireysel genetik farklılıklar, obeziteye yatkınlık, kilo vermeyi zorlaştırabilir.

Ne yapılmalı?
Endokrinolji doktoruna danışın. İnsülin ve tiroid hormonlarınızın doğru çalıştığından emin olun.

GENETİK FAKTÖRLER

Eğer anne ve babanızın her ikisi de obezse, sizin de obez olma ihtimaliniz çok yüksek.

Ne yapılmalı?
Meydan okumaya şimdi başlayın. Sabırlı olun. Kaybettiğiniz her kiloyla daha fazla sağlık kazanıyor ve diyabet, yüksek kan basıncı, kalp hastalıkları ve kanser riskiniz azalıyor.

YETERLİ KASINIZ OLMAYABİLİR

Ne kadar kasınız varsa o kadar çok yağ yakarsınız. Koştuğunuzda, kitap okurken veya uyurken kas dokunuz kalori yakmak için iş başındadır.

Ne yapılmalı?
Ağırlık egzersizi yapmayı deneyin. Travesti partnerler fazla kalori yakmak için vücut geliştiriciler kadar kaslı olmanıza gerek yok ancak düzenli egzersiz, daha fazla yağ yakımına yardımcı olacaktır.

GENETİK FAKTÖRLER

Eğer anne ve babanızın her ikisi de obezse, sizin de obez olma ihtimaliniz çok yüksek.

Ne yapılmalı?
Meydan okumaya şimdi başlayın. Sabırlı olun. Kaybettiğiniz her kiloyla daha fazla sağlık kazanıyor ve diyabet, yüksek kan basıncı, kalp hastalıkları ve kanser riskiniz azalıyor.

YEDİKLERİNİZE ODAKLANIN

Kendinizin diyet düşmanı yine kendiniz misiniz? Yemeğinizi TV karşısında mı yiyorsunuz? O zaman büyük ihtimalle yemek yemeği, doyunca değil program bitince bırakıyorsunuz.

Ne yapılmalı?
Yiyeceğiniz miktarı mutlaka tabağınıza alın. Yiyecekleri paketinden veya kutusundan yemeyin. Oturun ve yediklerinizin lezzetini tam olarak alabilmek için iyi çiğneyin.

İLAÇ DOLABINIZ SUÇLU OLABİLİR

Diyabet, depresyon ve tansiyon gibi hastalıklar için kullandığınız bazı ilaçlar, zaman zaman iştah artırıp vücudun yağ depolamasına neden olabilir.

Ne yapılmalı?
Hekiminize danışabilir ve alternatif ilaçlar veya daha düşük dozlar kullanabilirsiniz. Ancak hekimize danışmadan ilaçlarınızı eksik kullanmamalısınız.

BESİNLER GÖRÜNDÜKLERİ KADAR MASUM OLMAYABİLİRLER

Yapılan bir çalışmaya göre, fazla kilolu bireyler ve istanbul travestileri, kalorileri sanıldığı kadar çok önemsemiyor. Bireylerden bir yemeğin ortalama kalorilerini tahmin edilmesi istendiğinde; cevapların 100-200 kalori daha az olduğu görülmüş.

Ne yapılmalı?
Kaşık, kap, bardak ölçüleriyle değişim listeleri, diyette büyük önem taşır. Belki hep sağlıklı seçimler yapsanız da miktarlar çok fazla olabilir. Hepsini diyet günlüğünüze kaydetmeyi deneyin.

 

İhtiyacı olandan fazla yemek yemek; çikolata, hamur işleri ve fast food gibi yüksek kalorili ve karbonhidratlı yiyeceklerin tüketilmesi kilo almak için en kolay ve eğlenceli yöntem olarak kabul edilir. Memorial Ataşehir Hastanesi’nden Diyetisyen Şefika Aydın Selçuk ise esas amacın canınızın her istediğini yiyerek değil sağlıklı ve dengeli bir şekilde kilo almak olduğunu söylüyor ve sağlıklı kilo kontrolü ile ilgili bilgiler veriyor.

Her zayıf olan sağlıksız mıdır?
Hayır. Zayıf olmak her zaman sağlıksız olmak anlamına gelmez. Zayıflığın bir problem olup olmadığı kişiye ve bunun derecesine göre değişir. Tanı koymadan önce o istanbul travestileri görmek, vücut analiz cihazı sonuçlarını değerlendirerek yaş faktörünü de göz önünde bulundurmak gerekir. Yeme bozukluğunun var olup olmadığı iyi analiz edilmelidir. Eğer anoreksiya, bulimia, tıkanırcasına yemek yemek gibi bir durum varsa, bu konuda mutlaka psikiyatrist desteği almak gerekir.

Zayıflık nedir, sebepleri nelerdir?
Diyetle günlük alınan toplam enerjinin harcanan enerjiden daha az olması veya alınan besinlerin vücut tarafından kullanılmaması durumunda zayıf olma hali ortaya çıkmaktadır. Bunun dışında, zayıf olma nedenleri arasında sindirim sistemi bozuklukları, metabolizmayı hızlı çalıştıran hipertiroid gibi hormonal hastalıklar, bağırsak parazitleri ve emilim bozuklukları da olabilir. Bazen de sorun psikolojik kaynaklıdır. Ankara travestileri kilo alma korkusu ve buna bağlı iştah kesilmesi ve yeme bozukluğuna neden olur. Fazla fiziksel aktivite, düzensiz yemek yemek ve uzun açlıklar da kilo alamama problemine neden olabilir.

Zayıflık hani problemlere yol açar?
Zayıflık, çocuklukta büyüme ve gelişme sorunlarına, emziren kadınlarda süt veriminin yetersiz kalmasına, vücudun dış etkenlere karşı savunma mekanizmasının azalmasına, konsantrasyon eksikliğine, hatta yaşam süresinin kısalmasına bile neden olabilir.

Ayda kaç kilo alınması önerilir?
Öncelikle şunu belirtmek istiyorum; Kilo almak kilo vermekten çok daha zordur. Bu bir süreçtir ve sabır ister. Kilo almak isteyenlerin sadece kilo almak istemesi yetmez, buna inanmaları da gerekir. Gerekli tahliller yaptırılıp altta yatan geçerli bir hastalık yoksa, diyetisyen kontrolünde ayda ortalama 2 kilo olacak şekilde hedef koyulabilir. Travesti kilo alırken vücuttaki yağ dokusu ve yağsız doku ( kas dokusu, vücut suyu ve kemik dokusunu ) artar. Amaç, yağ dokusundan çok kas dokusunu artırmak olmalıdır.

İşte kilo almak isteyenler için öneriler
*Aklınızda bulunsun, baharatlar, bazı soslar ve salçalı yemekler iştah açar.

*Bazı öğünlerde salata yerine taneli meyve kompostoları tüketebilirsiniz.

*Günün en önemli öğünü olan kahvaltıdır. Kahvaltıyı kesinlikle atlamayın ve günün erken saatlerde yapmaya özen gösterin.

*Kilo almak istiyorsanız kesinlikle öğün atlamayın. Ancak düzenli ve kaliteli beslenerek kilo alabilirsiniz.

*Kas dokunuzu artması için protein ve karbonhidrat tüketmeye özen gösterin. Her öğünde mutlaka karbonhidrat, yağ ve protein içeren yiyecekler yemeniz gerektiğini unutmayın.

*Ara öğünlerde kalori değeri ve protein değeri yüksek gıdalar yemelisiniz. Fındık, badem, ceviz, tost, süt, kek, taze ve kuru meyveler, ayran gibi yiyecekler kilo almanıza yardımcı olacak ara öğünler için idealdir.

*Yemekle beraber bir şeyler içmek çabuk doymanıza ve iştahınızın çabuk kesilmesine neden olur. Yemek yerken su bile içmemenizi öneriyorum. Eğer su içecekseniz yemekten yaklaşık 45 dakika sonra içmeye özen gösterin.

*Tatlıları iştahınızı kesmeyecek kadar, makul miktarlarda tüketin. Çok fazla tatlı yemek iştahınızın kapanmasına neden olur.

*Çok yoğun egzersiz yapmayın. Yemekten yaklaşık bir saat önce yapılan 30 dakikalık hafif tempolu bir yürüyüş ise iştahınızı açar.

*Yemeklerin besin değerini artırmaya özen gösterin. Mesela makarnanın üstüne kıyma ve peynir koyun. Kek yaparken içine ceviz, fındık ya da kuru üzüm ekleyin. Çorba pişirirken içine kıyma, buğday, pirinç, patates ya da şehriye katın.

Kahvaltıda 1 poğaça ya da 1 porsiyon börek yerine sokak simidi tercih edilmesi durumunda ortalama 100-200 kalori eksik alınacağını ve ayda 1 kilo verileceğini söyledi.Şeber yaptığı açıklamada, mevcut yaşam koşullarının düzenli bir diyete imkan vermediğini veya odaklanmayı güçleştirdiğini, ancak basit tüyolar ile her öğünde 100 kalori azaltılabilineceğini ifade etti.

Şeber, istanbul travestileri günde 300 kalori azaltmanın haftada 2100 kalori azaltmak demek olduğunu bunun da fark etmeden ayda 1 kilogram kaybetmek anlamına geldiğini kaydetti.Şeber ayda 1 kilo vermenin püf noktalarını ise şöyle anlattı:”Restoranda yemek yediğiniz zamanlarda, aynı menü içerisinde birden çok seçenek gelir. Bu seçeneklerden birini bile azaltmak, 100 kaloriden daha fazlasından kurtulmak anlamına gelecektir.

Gün içerisinde kremalı kahve içme alışkanlığınız var ise sadece büyük boydan küçük boy seçime dönüş yapmak veya küçük boy seçiminizi light ve şekersiz yapmak ortalama 100-200 kalori kâr etmenizi sağlayacaktır. Soslu yemek, soslu salata, soslu et severler bu lezzete karşı koyamıyorlarsa, normal sos miktarının yarısı kadar kullanmaları günlük 100 kalori daha az almalarına yardımcı olacaktır. Yaptığınız yemeklerin tuzuna bakmak için aldığınız birer kaşıklar, yaptığınız böreklerin ve tatlıların tatlarını kontrol etmek için farkında olmadan mutfakta yaptığınız ufak atıştırmaların size günlük maliyetinin 100-300 kalori arasında olduğunu unutmayın. Salatalara eklenen kuru kayısı, kuru üzüm, nar, kuruyemiş gibi yiyecekler salatanın sadece besleyici değerini değil aynı zamanda kalorisini de yükseltir. Salatalarınızın sadece soslarına değil, içeriğine de dikkat etmeniz ortalama günlük 100 kalori daha az almanıza yardımcı olur.”

ankara travestileri

“Zeytinyağının sağlığa olan faydaları saymakla bitmese de; 1 tatlı kaşığı yaklaşık 45 kaloridir. Sağlıklı diye bolca kullandığınız zeytinyağı fazla kilolarınızın gizli nedeni olabilir” diyen Şeber, “Yemekleri 1 yemek kaşığı zeytinyağı ile pişirmek, salatalara ise 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ilave etmek sizi günlük ortalama 100-250 kaloriden kurtaracaktır. Ankara travestileri kahvaltıda karışık omlet yerine peynirli veya sade omlet sipariş etmek ve sipariş esnasında az yağlı olmasını söylemek zor değil, ama kalori karşılığı yaklaşık 130 kalori.

Tatlı ihtiyacı duyduğunuzda tüketeceğiniz 1 gofret yerine 1 kutu meyveli probiyotik yoğurt tüketmek, 130 kalori eksik almanızı sağlayacak. Patates kızartırken, toplam ağırlığının yaklaşık yüzde 10’u kadar yağ çektiğini biliyor muydunuz? Travesti işte bu nedenle patates kızartması yerine fırında patates veya patates salatası tercih etmek size 100 kaloriden daha fazlasını kazandıracaktır. 1 adet poğaça veya 1 porsiyon börek yerine kahvaltıda sokak simidi tercih etmeniz ortalama 100-200 kalori arasında eksik almanıza yardımcı olur. Büyük boy bir sandviç veya hamburger sipariş etmek durumunda kaldığınızda ekmek diliminin birini çıkarmak 100 kalori eksik tüketmenizi sağlar. Evde film izlerken, 1 paket patlamış mısır yerine yağsız patlamış 2 avuç patlamış mısır yemeniz 100 kaloriden daha fazla kâr etmenizi sağlar. Kıyma veya et eklenmiş makarna yerine sebzeli makarna tercih edin, 100 kalori daha az tüketin. Kıymalı/etli veya peynirli pideler yerine 1 lahmacun tüketmek, günlük 150 kalori daha az almanızı sağlar. Kalın hamur yerine ince hamur pizza siparişi size 100 kaloriden daha fazlasını kazandıracaktır” tavsiyelerinde bulundu.

Kışın soğuk havaların aktivitelerini kısıtlamasına izin vermemelisin. Zaman zaman soğuk hava, spor yapma ve dışarı çıkma isteğini yok edebilir. Kat kat giyinerek yürüyüş yapmak, buzda kayma riskini göze almak, hatta spor salonunda egzersiz yapıyorsan sabah arabayı ısıtmak bile sana zor geliyor olabilir.

Egzersizleri karıştırarak, yaratıcı ve eğlenceli aktiviteler denemek ve spor aşkını alevlendirmek için, kış harika bir fırsat olabilir. Egzersizler, kış bunalımını yenmene yardımcı olacaktır.

Kış Programı

Bir kış sporu yap.

Neden yeni bir kış sporu denemiyorsun? Kayak ve snowboard gibi, daha çok kalori yakmanı sağlayabilecek pek çok seçenek vardır. Bunlardan birini kışlık egzersiz planına dâhil edebilirsin.

Evdeyken yaratıcı ol.

Dışarıda hava çok soğuk olduğunda spor salonuna gitmek zor olabilir. Ancak karlı havalar, günlük egzersizini yapmana engel olmamalı. Evindeki sıcak ve rahat ortamda da çalışabilirsin. Bunun için yeni bir egzersiz CD’si veya birkaç spor ekipmanı alabilir, hatta sadece kendi vücut ağırlığınla bile egzersiz yapabilirsin. Evde egzersiz yapmak, hem uygun hem de eğlenceli bir çözümdür. Spor salonundaki yabancı ortamdansa evde kendi ortamında çalışmak, mikrop kapma ihtimalin daha düşük olduğundan senin için daha sağlıklı bir seçim bile olabilir.

Yeni şeyler dene.

Travesti yeni bir egzersiz sınıfına kayıt yaptır, ya da evde yeni aktiviteler dene; soğuk ayları da mutlaka hareketli bir şekilde geçir. Yeni şeyler denemek motivasyonunu artırabilir. Voleybol ve tenis gibi kapalı alanlarda da yapabileceğin sporlar, kışın aktif kalman için harika çözümler olacaktır.

Kendine küçükten büyüğe doğru hedefler belirle.

Kış aylarında egzersiz yapmak daha zor olabileceği için, bu konuda sana motivasyon sağlayacak hedefler belirlemelisin. Önce küçük ve ulaşılabilir hedefler belirlemek, başlangıç için harika bir yoldur. Böylece küçük hedeflerini tamamlayarak, aşama aşama büyük hedefine doğru gidip hayalini gerçekleştirmen daha kolay olur.

Heyecanı yakala.

Kış mevsimini seviyorsan, yılın bu zamanlarında düzenlenen fitness gibi kurs ve aktiviteleri değerlendir. Lezzetli kış yiyecekleri de işe yarayabilir: Bir fincan şekersiz sıcak kakao, portakal, kestane gibi birçok lezzeti tercih edebilirsin.

Düşüncelerini değiştir.

Kış sadece soğuk havadan ibaret değildir, onu önünde uzanan yepyeni bir sezon olarak kabul et. Tüm kışı oturarak geçirmemek için, önündeki birkaç ayın planını hazırlayıp, amaçlarını gözden geçirebilirsin. Bu düşünce tarzından ilham alarak, kış hakkındaki fikirlerini değiştirebilirsin.

Dışarı çık ve oyun oyna.

Ankara travestileri eğer yılın bu zamanlarında egzersiz yapmak için enerji toplayamıyorsanız, bunun yerine oyun oynamayı denemelisin. İçeride veya dışarıda oyun oynayarak pek çok kalori yakabilirsin. Hem egzersiz yapıyormuş gibi hissetmezsin, hem de kalp atışların arttığı için aslında mükemmel bir cardio egzersizi yapmış olursun.
Örneğin, bir kartopu savaşında saatte 319 kalori yakarsın. Bir kardan adam yapmak bile saatte 285 kalori yakmanı sağlar. Kayak veya buz pateni gibi açık ya da kapalı alanda yapabileceğin aktiviteleri de deneyebilirsin, buz pateninde saatte 450 kalori kadar yakılabilir.

istanbul travestileri

Funda Yaprağı İle Yağlarını Eriten İstanbul Travestileri

Funda yaprağının iyi bir böbrek çalıştırıcı ve idrarsöktürücü olduğunu ifade eden Dr. Coşkun, yemeklerden sonra içilen funda yaprağı çayının yağların eritilmesine yardımcı olduğunu belirtti. Coşkun, “Funda yaprağını yeşil çay, biberiye, kekik ve mate ile karıştırıp hazırladığınız çay ile ayda ortalama 5 kilo verilebilirsiniz. Kaynatılmış suda 3 dakika kaynatılıp 15-20 dakika demlendirilen funda yaprağı vücuttaki yağları eritiyor, söktürücü ve terletici özellikleri sayesinde zayıflamaya yardımcı oluyor. Ayrıca funda yaprağı, böbrekleri ve idrar yollarını harekete geçirerek vücuttaki ödemin atılmasına da yardımcı oluyor” dedi.

Funda yaprağının uzun süre kullanımlarda kusma, bulantı, tansiyon düşüklüğü gibi çeşitli rahatsızlıklara neden olabileceğine dikkat çeken Dr. Ömer Coşkun, çayın kullanım dozunun istanbul travestileri bünyesine göre ayarlanması gerektiğini söyledi. Funda yaprağının işlenmemiş topraklarda yetiştiğini ve çalı görüntüsü ile dikkat çektiğini vurgulayan Coşkun,Türkiye’nin sahil bölgelerinde yetişen bu bitkinin köklerinin yanmalara karşı sağlam olması nedeniyle yaygın olarak pipo yapımlarında kullanıldığını da sözlerine ekledi.

Op. Dr. Bülent Cihantimur, “Çarpık bacak estetiği olmak isteyen hastalarımızda alt bacaklarda kalınlık ya da incelik gibi orantısızlıklar oluyor. Aşırı ince olan alt bacaklar, kemiğin şekli itibari ile çarpık gözükerek, hastalarımızın özellikle yaz mevsiminde estetik sorunlar yaşamasına neden oluyor. Oysaki bu sorun son derece basit ve pratik bir uygulama ile çözümlenebilir” dedi.

Üst bacaktaki yağ fazlalığı alt bacağa transfer ediliyor
Travesti bacağın alt veya üst ayırmaksızın bir bütün olduğunu söyleyen Cihantimur, “Bize estetik bir bacak denildiği zaman tüm bacak görüntüsündeki olması gereken, doğru orantılı bir şekli anlarız. Dolayısı ile alt bacaktaki incelik, üst bacaktaki yağ fazlalığının baldırlara transfer edilmesi ile çözümlenebilir. Bu şekilde estetik bir görüntü kazandırılır. Hastanın maksimum konforu yaşayabilmesi, hızlı ve etkili bir şekilde çarpık bacaklarından kurtulabilmesi için Cihantimur Yağ Transferi tekniğini kullanıyoruz” dedi.

Tekniğin ayrıntılarını anlatan Op. Dr. Bülent Cihantimur, “Bu teknikte fazlalık teşkil eden yağı, kapalı lipokid tekniği ile alıyor ve planlamasını yaptığımız alt bacağa transfer ediyoruz veya tam tersi işlemi yapıyoruz. Kök hücreden zengin hale getirilerek enjekte edilen yağa, istenilen şekli verebildiğimiz için bacaklardaki sorun çözümleniyor. Artık orantılı bacaklar hayal değil” dedi.

İz kalmıyor
“Yağ transferi tekniği, çekilen yağın uzun süre canlı kalmasına ve çok miktarlarda depolanabilme şansını veriyor” diyen Cihantimur ayrıca tekniğin diğer avantajlarına değindi. Kök hücreden zengin hale getirilen yağ dolgusunun, özellikle alt bacaklarda daha fazla tutulma imkanı sağladığını ifade eden Cihantimur, “Ankara travestileri yumuşak bir doku olan yağa, istenildiği gibi şekil verilebiliyor. Transfer sırasında çok büyük kolaylıklar sağlıyor. Ayrıca mikro, girişlerle çekilen yağ, yine mikro girişlerle transfer edildiğinden, uygulama kesi ya da yara izi bırakmıyor. Aynı şekilde hastamızda çabucak toparlanarak sosyal hayatına geçiş yapabiliyor” diye konuştu.

travestiler

Saten Yüz ve Vücut Germe Yöntemi

Birçok ülkede revaçta olan, germe işlemi ile yüzde ve ciltte “saten” etkisi yaratan sistemin artık Türkiye’de de hem istanbul travestileri hem de erkekler tarafından tercih edildiğini belirten Uzman Estetisyen Pervin Dinçer, “George Clooney, düğün öncesinde gençleşmek için bu işlemi yaptırdı. Ayrıca Kim Kardashian gibi çok sayıda ünlü ismin de tercihi olan yöntem, ciltte adeta saten etkisi yaratıyor” diyor.

Estetisyen Pervin Dinçer’e göre, “saten yüz ve vücut germe yöntemi” aşırı şişirilmiş ve doğallıktan uzak görünüm istemeyen ancak daha canlı ve genç bir cilt arayışında olanlar için iyi bir seçenek.

Doğal bir gençleşme sunuyor
İşlemin haftada sadece 4 seans uygulandığını belirten Dinçer, saten yüz ve vücut germe yönteminin inceliklerini şöyle anlatıyor: “İşlem sonrası sonuç daha ilk andan itibaren gözle görülüyor. Uygulamanın ardından kişinin denize bile girebildiği sistem dünyada 2 bin 500 kullanıcıya sahip. Üstelik uygulama ağrısız, sancısız ve sosyal hayatı da etkilemeyerek tercih edenlere doğal bir gençleşme sunuyor. Mevsim ayrımı olmadan uygulanıyor, özellikle Amerika’da geniş bir kitle tarafından kullanılıyor.”

Yöntem hangi bölgelerde etkili
Uygulamanın, düşük göz kapakları, göz çevresi kırışıklıkları, sarkmış yüz, dudak üzerinde ve boyunda bulunan çizgilerde etkili sonuçlar verdiğini dile getiren Dinçer yöntemin; göbek, basen, bacak, geniş veya sarkmış popo bölgesinde hem fazla yağlardan kurtulup sıkılaşmak hem de pürüzsüz bir cilde sahip olmak için de kullanıldığını belirtiyor.

Yöntemin FDA onaylı olduğunu aktaran Uzman Estetisyen Pervin Dinçer, “2013 yılında Amerika, Almanya, İngiltere ve İspanya’da yılın en iyi kırışıklık uygulaması ödülü, 2014 yılının ise en iyi ameliyatsız yüz ve vücut germe cihazı seçilmiştir. Üstelik göz çevresi kırışıklıklarında tek FDA onayı alan sistemdir. Saten gibi bir yüz ve cilt için de sistem içeriği olarak focuslu radyofrekans ve ultrasound estetik alanındaki en başarılı sistemlerin kombinasyonu kullanılıyor” diyor.

Dünyada her geçen gün unlu, şekerli, doymuş yağlardan zengin gıdaların, şeker veya fruktoz (meyve şekeri) içeren içeceklerin ve fast food türü besinlerin tüketiminin artmasına paralel olarak obezite ve Tip 2 diyabetin görülme oranı yükseliyor.

Tip 2 diyabet gelişmeden önce oluşan aşırı insülin salgısı sonucunda da “hipoglisemi”, bir başka deyişle kan şekeri düzeyinin 70 mg/dl veya altına düşmesi tablosu gelişiyor. Glikoz düzeyinin çok düşük olması tehlikeli bir durum. Çünkü beyin tek enerji kaynağı olarak sürekli glikoza, bir başka deyişle ‘kan şekerine’ bağımlı oluyor. Kan şekeri düştüğünde göz kararması, bayılma atakları, halsizlik, baş dönmesi ve titreme gibi sonuçlar ortaya çıkabiliyor.

Peki ama hangi beslenme hataları hipoglisemiye neden oluyor?

Beslenme ve Diyet Uzmanı Olcay Barışkan şekerinin düşmesine yol açan beslenmehatalarını ve kan şekerini dengede tutmanın püf noktalarını anlattı.

Yoğun çalışma temposu da önemli bir etken
Hipoglisemi; obezite ve tip 2 diyabet oranındaki artışa paralel olarak yükseliyor. Genellikle tip 2 diyabetin erken dönemi olsa da, sadece bu nedenlerden dolayı ortaya çıkmıyor. Yoğun çalışma temposu ve aşırı stres nedeniyle yeteri miktarda kalori veya karbonhidrat alınamadığında veya ağır egzersiz durumlarında kan şekeri belirli bir düzeye erişemediğinde de hipoglisemi görülebiliyor.

1. Hata: Sık beslenmek yerine, vücudu aç bırakmak, öğün atlamak
Zamanında yenilmesi gereken öğünün atlanması, geciktirilmesi veya ara öğünlerin atlanması kan şekeri düşüklüğüne sebep olarak halsizlik, baş ağrısı, titreme, terleme, çarpıntı ve konsantrasyon güçlüğü gibi yakınmalara sebep olabiliyor.

Öğünleriniz arasında en fazla 3 saat olsun: Açlık ataklarını kontrol altına almanız gerekiyor. Bunun için açlık hissine göre değil, saate göre beslenin. Uyandıktan itibaren belli aralıklarla 3 ana öğün, 3 de ara öğün yapın ve öğünler arasının en fazla 3 saat olmasına dikkat edin. Öğle ve akşam yemeğinizin arası uzunsa, bir ara öğün daha ekleyin. Böylece insülin hormonu düzgün bir şekilde salınır ve kan şekerinin sabit düzeyde kalmasını sağlar.

2. Hata: Şekerleme ve fastfood tipi beslenme
Çikolata, pasta ve fast food tipi besinlerden uzak durun. Çünkü bu besinlerde bulunan basit şeker ile yağ, kan şekerinin hızlı bir şekilde yükselip daha sonra bir anda düşmesine sebep oluyor.Basit şeker yerine kompleks şekerli besinleri tüketin: Basit şekerler kolay sindiriliyor, hızla kana karışıyorlar. İnsülin hormonunu salımını arttırarak hızla kan şekerini düşürüyorlar. Bunun aksine kompleks şekerlerin sindirimleri uzun sürdüğü için kan şekerini hızla yükseltmiyor, kandaki şeker düzeyinin sabit kalmasına yardımcı oluyorlar. Kızartma yerine ızgara, haşlama, fırında hazırlanan yiyecekleri tüketin. Basit şeker (çikolata, şeker, jelibon) yerine kompleks şeker içeren tam tahıllı ekmek, bulgur pilavı, kepekli makarna, meyve, bakliyat ve proteinli ürünleri (süt, peynir, yoğurt, ayran) tercih edin.

3. Hata: Çok düşük kalorili şok diyetler uygulamak
Çok düşük kalorili diyet planları baş ağrısı, baş dönmesi ve açlık ataklarına sebep olabiliyor. “Açlığı açlıkla terbiye etmeyin”. Hipoglisemide amaç hipogliseminin nedenini belirleyip tedavi etmek olmalı. Bu yapılmadan başlanılan bilinçsiz diyetler yalnızca baş ağrısı ve yorgunluk yapmakla kalmıyor, aynı zamanda panik atak nöbetlerine de yol açabiliyor.

Düşük kalorili diyetler asla uygulanmayın: Diyet travesti partnere özeldir. Bu nedenle enerji, protein, yağ ve karbonhidrat dengesi ihtiyacınıza göre düzenlenip beslenme planı ona göre bir uzman tarafından oluşturulmalı.

4. Hata: Aç karnına egzersiz yapmak
Egzersiz kan şekeri kontrolünde fayda sağlıyor. Ancak aç karnına yapıldığında göz kararması ve baş dönmesi oluşabiliyor.

Egzersiz öncesinde sağlıklı atıştırın: Egzersize gitmeden 45-60 dakika önce mutlaka kepekli ekmek, peynir, meyve veya süt, diyet bisküvi, 10 fındık gibi dengeli bir öğün yapın.

5. Hata: Kafein miktarına dikkat etmemek
Kafein glikoz dengesini yeniden kazanmak için yardım etmesinin dışında bu durumun kötüleşmesine de zaman zaman neden olabiliyor.

Sınırlı miktarda tüketin: Kahve, çay ve çikolatalı içeceklerden de kaçının veya bunları sınırlı sayıda tüketin.

ankara travesti

On Travesti Diyet Efsanesi

Kilo kaybı hakkında gerçekten en saf ve doğru olan bilgilere sahip misiniz, yoksa gördüğünüz ve duyduğunuz her şeyi uyguluyor musunuz? Diyetler kafa karıştırıcı, hadi birlikte göz atalım!

– Saat 19.00’dan sonra hiçbir şey yemeyin söylemi, eğer 21.30’da uyuyorsanız geçerlidir ancak gece yarısını geçtikten sonra uyuyan biriyseniz ne olacak?

Gece saatlerinde ne yediğiniz önemlidir ve ne kadar yediğiniz, yoksa yiyebilirsiniz. Bir kase yoğurt içine atılmış bir kaşık yulaf veya birkaç diyet bisküvi ile bir parça peynir, yanında yeşil çayla birlikte yiyebilirsiniz.

-Yediklerinizin ne olduğu çok önemlidir. Ankara travestileri örneğin kötü karbonhidrat ile iyi karbonhidratı birbirinden ayırmalısınız. Kötü karbonhidratlar rafine basit şekerlerdir ve kan şekerinizi hızla yükseltirler. Ayrıca vücutta yağ olarak saklanırlar. Ancak daha karmaşık olan karbonhidratları seçerseniz, sindirime destek olacaklardır. Bunlar meyve, sebze ve tahıllardır. Kan şekeriniz dengede kalır ve iştahınızı kontrol edebilirsiniz.

– Yemekten önce bir tas çorba içmek kendinizi tok hissetmenizi sağlar. Bu bilgiyi her yerde okumuşsunuzdur ancak bunun doğru olabilmesi için sizin de doğru çorbayı seçmeniz gerekir. Bahsi geçen sadece sebzelerden oluşmuş ve içine başka bir şey katılmamış sebze ve tavuk çorbasıdır.

Kalorisi yüksek olan kremalı çorbalar, hazır çorbalar, içine un katılarak yapılan bakliyat çorbaları elbette bu kapsamda değerlendirilmemeli çünkü onların kalorisi ve besin değerleri ana yemeğiniz kadar ve bazen fazla bile.

– Diyet yaparken kırmızı etten uzak durmanız gerektiği doğru değildir. Ancak aşırıya kaçmamanız gerekir. Zaten diyetin amacı hiçbir şeyin aşırısına kaçmamanızdır. Kırmızı et protein ve demir açısından büyük bir kaynaktır.

Etin yağsız olanını, kıymanın yağsız olanını seçin. Porsiyon kontrolü yapın. Yaklaşık avuç içi kadar kırmızı et haftada 1 veya 2 kez tüketilebilir.

– Üzerinde her doğal yazana inanmamalısınız. Herhangi bir bitkisel ilacı almadan önce mutlaka doktorunuza danışmalısınız. Bitkisel bir ilaç olması, onun kimyasal işlemlerden geçmediğinin garantisi demek değildir.

Yağı emen, yağı yaktığını söyleyen pek çok ilaç piyasada kontrolsüz olarak satılıyor. Bunlara bitkisel etiketiyle satıldığı için güvenemezsiniz.

– 1 kilo demir mi ağırdır, yoksa 1 kilo pamuk mu? Tabii ki ağırlıkları aynıdır ancak büyüklükleri farklıdır. Bunu yiyeceğe çevirirsek, hacimleri büyük olduğunda aldığınız miktar da değişir.

1 kilo yağlı besinden aldığınız kalori ile yağsız besinden aldığınız kalori aynı değildir. Porsiyon büyüdüğünde aldığınız yağ oranı da büyüyorsa, iki besin içinde siz yağsız olanı tercih etmelisiniz. 1 gram protein 4 kaloridir, 1 gram karbonhidrat da 4 kaloridir ancak 1 gram yağ 9 kaloridir.

– Aldığınız bütün kiloları genetik mirasınıza elbette atamazsınız ancak onu yok da sayamazsınız. Genetik halinizin farkında olmak önemlidir, neden mi?Eğer ailenizde obezite, diyabet, hormon hastalıkları, kanser gibi vakalar varsa, önleminizi alarak daha sağlıklı bir beslenme yöntemi bulabilirsiniz. Genetik mirasınız, size neler olabileceğini gösterir ve önlem almanızı sağlar.

– Metabolizmanızın kontrolünü mutlaka elinizde tutun. Aç hissettiğiniz zaman yemek yiyin çünkü metabolizma kullanılmaya hazır demektir.

Eğer yemez ve açlık halini sürdürür veya geçiştirirseniz, vücudunuz kendini kilitleyecek ve bir süre boyunca yediğiniz her şeyi depolamaya başlayacaktır.

– Vücudunuzun hareket etmeye ihtiyacı var. Ancak bunun en önemli ve temel koşul olduğunu unutmayın. Vücut çalışmak ve enerji harcamak üzerine planlanmıştır.

Yapmanız gereken yediklerinizden fazla kalori harcamaktır. Bunun için çabalarsanız, kilo vermeniz de kolaylaşacaktır.

-Yediklerinizi yakacak ve vücudunuzdaki yağları bir anda eritecek mucize bir besin yoktur! Bunlara lütfen inanmayın. Vücudunuz bir makine ve bu makinenin bazı işleyiş kuralları var, ona uyarsanız, size doğru hizmet verecektir.

Bazı besinler vücudunuzun hızlanmasında yardımcıdır. Örneğin greyfurt yağ yakımını hızlandırır ama 2 porsiyon patates kızartması yedikten sonra greyfurt yemeniz bir şey değiştirmez. Mucize aramayın, sağlıklı olanı yapın!